“İnsana verilen değer ve sermayenin gücü arttı, platform sektöründe oyunun kuralları değişti”

Fatih Vinç Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Aydın:

“İnsana verilen değer ve sermayenin gücü arttı, platform sektöründe oyunun kuralları değişti”

İş güvenliği hassasiyetinin ve bilincinin yaygınlaşmasıyla birlikte ülkemizde personel yükseltme platformlarına olan talep her geçen gün artıyor. Ancak iş makineleri, otomobil ve kamyonlarda olduğu gibi platformlar sektörü de son yıllarda ekonomide yaşanan daralmadan olumsuz etkileniyor.

Türkiye’nin alanında en büyük kiralama filolarından birine sahip olan Fatih Vinç Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Aydın ile sektörün içinde bulunduğu durumu ve geleceğini masaya yatırdık. Kenan Aydın aynı zamanda sektörün daha geniş kitlelere tanıtımı ve sağlıklı gelişimine odaklanan Platformder’in Genel Sekreteri olarak görev yapıyor.

Sektör ekonomide yaşanan durgunluktan nasıl etkilendi?

Daha önceki röportajlarımızda da hep belirttiğim üzere platform sektörü kendi dinamikleriyle büyümeye devam ediyor. İnsana verilen değer arttığı, iş güvenliği yasaları hakkıyla uygulandığı sürece bu işin kıymeti de artacaktır.

Bu kapsamda sektörde 2018’e kadar geçen süreçte her yıl %25-30’lara varan bir büyüme trendi yakalanmıştı. Piyasada çok sayıda büyük proje vardı. Sayıları hızla artan çok sayıdaki kiralama firması, distribütör firmalardan sipariş ettikleri makineleri daha kendi parklarına indirmeden doğrudan müşterilerinin sahalarına sevk ediyorlardı. Döviz düşük ve iş çok olduğu için platformlar iyi sayılabilecek fiyatlarla kiralanabiliyordu. Kiralama filolarının doluluk oranı %100’lere varıyordu.

“2019’da sektördeki makine parkı hemen hemen hiç büyümedi”

2019’da ise yükselen döviz ve işlerdeki azalmayla birlikte sektördeki makine parkı hemen hemen hiç büyümedi. Hatta 400 adede yakın makine yurtdışında gönderildi. Bunun 50-60 adedini 41 metre üstü eklemli makinelerin oluşturduğunu tahmin ediyoruz. Adet olarak az görülebilir ama satın alma değeri yüksek olan bu değerli sınıfın %20-25’ini oluşturuyor, önemli bir rakam.

İşlerdeki daralma ne orandaydı?

Bu dönemde sektör belki filo bazında büyümedi ancak müşteri sayısı anlamında büyümeye devam etti. Sektörümüz hala oldukça bakir, ulaşabileceğimiz birçok yeni bölge ve uygulama alanı var. Büyüme için illaki çok büyük projeler olması gerekmiyor. Biz bunu kendi programımız üzerinden görebiliyoruz. Önceden kiralamalarımız büyük ölçüde Marmara Bölgesi’ndeyken artık Türkiye’nin hemen her bölgesinden ciddi miktarda talep alıyoruz.

Küçük makineler artık belli bir ihtiyaç ve herkes bunu kullanıyor belki ama eklem bomlu büyük makinelere piyasa yeni alışıyor. Hem ileriye hem yukarıya doğru güvenli ve hızlı şekilde ulaşabilmenin avantajları görüldükçe onların kullanımı da yaygınlaşacaktır. Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına düşen platform sayısıyla bir oranlama yapacak olursak, bugün 13 bin adetlerde olan ülkemizdeki kiralama filosunun 50 binlere ulaşabileceğini düşünebiliriz.

Daralmanın en yoğun olduğu dönemde kiralama filolarının kullanım oranı %70-80’lere indi. Ancak maalesef sektörümüzdeki bazı firmalar, çalışamazsak ne yaparız endişesiyle doğrudan bir fiyat rekabetine girdiler.

Dövizle birlikte maliyetlerin arttığı bir dönemde fiyatların düştüğünü mü söylüyorsunuz?

Maalesef evet. Avro 3 lira iken 1.000 liraya çalışan makineler avro 6,5 liraya çıktıktan sonra da aynı paraya, hatta daha azına çalıştılar. Süreci iyi yönetemeyen böyle firmalar yüzünden finans kuruluşları platformları değersiz gördüler. Özellikle makaslı platformlara sanki çöp gibi bakıldı. Halbuki toplam makine parkının %80’i hala çalışıyordu. Ekstra bir fiyat rekabetine gerek yoktu. Sektör değerini yine bulmaya başladı belki ama krize fiyatla tepki verince, tekrar eski seviyelere gelmek kolay olmayacak.

Bu makinelerin bazen çalışmaması, çalışmasından daha iyidir. Çünkü nihayetinde bir kiralama firması için kazanç, makinenin ikinci el değeridir. Ve ikinci el olarak satacağınız zaman makinenin durumu ve çalışma saati fiyatını oldukça etkiler.

“İstanbul Havalimanının sektöre etkileri oldu”

İstanbul Havalimanının sektöre etkileri oldu. İnşaat sürecinde 2.500 adede yakın makinenin çalıştığı proje için kiralama firmaları büyük borçların altına girdiler. Sonrasında tahsilatlarda sorun yaşanınca birçok firma zor durumda kaldı.

Ayrıca proje sebebiyle piyasada makine açığı oluşunca, bunu kapatmak için insanlar kendi bölgelerinde yatırım yaptılar. Ancak sonrasında havalimanındaki makineler boşalıp piyasaya dönünce, bu sefer bundan zarar gördüler. Küçük makineler kısa sürede kendine yer buldu belki ama büyük ölçekli, 26 metre üstü makineler iş bulmakta zorlandı.

Şu andaki piyasa koşulları nasıl?

Piyasadaki makine talebinde kayda değer bir artış var. Fiyatlar da yavaş yavaş yükseliyor. Şirket olarak %100’ün üzerinde, piyasadan makine kiralayarak çalışıyoruz. Sektör iş hacminin en büyük kısmını endüstriyel inşaatlar oluşturuyor ve burada ciddi bir hareketlilik var. Konut inşaatlarında platform kullanımı az olduğu için buradaki düşüş bizi etkilemedi. Ancak AVM inşaatlarından dolayı bir miktar kaybımız olduğu söylenebilir.

Müşteri yapısında bir farklılık var mı?

Günümüzde artık finansal yapısı güçlü firmalar iş yapabiliyor ve onlar da paralarının karşılığını almak istiyorlar. Artık hesaplar daha ince yapılıyor ve liyakat çok daha ön planda. Müşterinin iş güvenliği ve zaman kaybına tahammülü yok. Kiralama sonrası hizmetler çok daha ön plana çıktı. Fiyattan öte, güvenebilecekleri firmalarla birlikte çalışmak istiyorlar. Kısacası günümüzde işini layığınca yapan firmalar birbirini arıyorlar.

Yaşanan bu olumsuzluklardan sektör ne gibi tecrübeler edindi?

2017 yılında sektörün geleceği hakkında daha umutsuzdum. Şimdi daha umutluyum. Çünkü işin kıymeti arttı. İnsanlar bu makinelerin ne kadar pahalı olduğunu öğrendiler. Yeni makine almak zorlaştı.

“Artık sadece işini hakkıyla yapanlar kazanabilecek”

Ayrıca bu işin masrafsız ve kolayca yapılabilen bir iş olmadığını, ciddi bir organizasyon gerektirdiğini herkes gördü. İyi bir finans ve servis yönetimi şart. Artık sadece işini hakkıyla yapanlar kazanabilecek.

Fatih Vinç olarak siz bu süreci nasıl yaşıyorsunuz?

Biz en başından bu yana hiçbir zaman fiyat rekabeti içinde olmadık. Uzun vadeli düşünerek insan, makine ve sistem yatırımları yaptık. Biz farkımızı sunduğumuz hizmetlerle yaşatıyoruz. Makine parkı yönetiminde Türkiye’nin en iyi sistemine sahibiz. Hiçbir kaçak olmadan ve sıfır hatayla bu kadar makineyi yönetebiliyoruz.

Şu an 50 ilde makinelerimiz çalışıyor ve onlara güçlü bir servis desteği sağlıyoruz. Ülke genelindeki projeleri en başından itibaren takip ediyor, potansiyel müşterilerimize kendimizi tanıtıyoruz. Geniş bir müşteri portföyümüz bulunuyor. Yakın zamanda başlayacağımız birçok proje var. Mevcut makine parkımızın bu piyasa koşullarında yeterli olmayacağını biliyoruz.

2020’de yeni makine yatırımınız olacak mı?

Buna ihtiyacımız var ancak uygun koşulların oluşması gerekiyor. Piyasadaki fiyatlar henüz yatırım yapılabilir seviyeye gelmedi. 2013’te olduğu gibi piyasa yine makine istiyor, ancak makineler o zamanki gibi ucuz değil. Şu an gücü olup makine alanın kurallarını belirleyeceği bir pazar var. Ancak bu sadece parayla yapılabilecek bir iş değil. Bir sistem işi. Bu pazara girmek isteyen yabancı yatırımcılar olduğunu duyuyoruz. Bize de teklifler geliyor.

Kaynak : Forum Makina

Kenan AYDIN : Müşteriye Vakit Kaybettiremeyiz, Müşteri Memnuniyetini Sağlamak Şart!

Fatih Vinç AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Aydın, vaktin en büyük nakit olduğunu ifade ediyor ve zaman kaybına en iyi çözümün şubeleşme olduğunu vurguluyor.

Fatih Vinç AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Aydın ile hem sektörü hem de bu kırılgan ekonomik durumda neler yapılması gerektiğini masaya yatırdık.

Firma olarak 2018’i okuyucularımıza değerlendirir misiniz?

Fatih Vinç, 2010 yılında platforma tamamen yöneldik. 2018’ nisan ayındaki yatırımlarımızla girdik. Bu yatırımlarımız şu anda, bu zor süreçte ne kadar doğru bir yatırım yaptığımızı gösteriyor. 2018, Türkiye’nin kendine haz, kriz denilebilecek aksiliklerle zor geçiyor. Sektör şu anda stabil hale geldi. 2019’da sektörün daha da toparlanacağını düşünüyoruz.

  1. SIRADAN 61. SIRAYA YÜKSELDİK

Türkiye, gelişmekte olan bir ekonomi. Biz de sektörün önde gelen; 10 seneye yakın süredir bu işi yaptığımız iççin yatırımlarımız açısından geçen sene 67. olan sıralamamız bu yıl 61’e çıktı. Bu da sadece şirketimiz adına değil ülkemiz adına büyük bir kazançtır. Sadece Türkiye’de değil, dünyada ekonomik olarak bir yavaşlama var. Bu da ister istemez platform sektörünü etkiliyor.

YURT DIŞINA DAHA HIZLI AÇILMAMIZA NADEN OLACAK

Sizin bu sıralamaya girmenizi haber olarak duyuran dünya çapındaki yayın, Fatih Vinç’e nasıl bir ivme yaratacak?

Bu sıralamadaki yerimiz, bizim çalışmalarımızı olumlu yönde etkileyecek. Dünya çapındaki bu yayınlar bizim yurt dışı açılımlarımızda daha hızlanmaya neden olacaktır. Bu haberlerle ülkemizin adı duyulacak, reklamı olacak.

VAKİT NAKİTTİR, ŞUBELEŞMEYİ ÖNEMSİYORUZ

Şubeleşme hakkındaki düşüncelerinizi anlatır mısınız?

Biz bu işe girdiğimiz andan itibaren şubeleşmenin öneminin farkındaydık. Bazı firmalar, her şeyin merkezde yönetilebileceği gibi bir kanıya düştüler, şubeleşmenin bir maliyet olduğunu ifade ettiler. Biz, zamanında hizmet ve iyi hizmet verebilmek için uzaktan hizmet yerine yakından bir şube kanalıyla hizmet vermeyi kendimize ilke edindik. Şu an yaşadığımız bu konjoktürde zamanın paradan daha kıymetli olduğunu görüyoruz.

2019’DA EN AZ 2 ŞUBE DAHA AÇACAĞIZ

Müşterinin artık vakit kaybına tahammülü yok. Para eşittir zaman olduğuna göre müşteriye vakit kaybettiremez siniz. Zamanında müdahale en önemli müdahaledir. 2018’de İstanbul-Başakşehir şubemizi faaliyete geçirdik. Bundan sonra da bu çalışmalara hız vereceğiz. 2019’da da en az iki şube açacağız.

ÇOK ÖNEMLİ YERLİ ÜRETİCİLERİMİZ VAR

Yazılım ve Ar-Ge anlamında yerli üreticilerimize neler söylemek istersiniz?

Yerli üretime girecek firmalar, küçük hedeflerle girmemeli. Küçük başlayabilirsiniz ama hedefiniz büyük olmalı. Dünyada bizim kullandığımız makinalar da gelinen belirli standartlar var. Yerli üretimin bu bağlamda bu standartların üzerine çıkması lazım. Biz, yerli üretimi destekleyeceğiz derken kendi kendimize zarar veremeyiz. Rekabetçi bir piyasanın olması lazım. Belirli bir seviye var. Yerli üretimde bu seviyeyi yakalayan firmalar var. Seviyeler çok yukarıda. Yerli üretimin dünya çapında olması lazım. Mühendislik, yazılım ve Ar-Ge ile yerli üretimin dünya standartlarının üstüne çıkması lazım. Çünkü dünyada her gün yeni yeni sistemler geliştiriliyor. Burada sadece makinayı yapmakla bu iş olmaz. Yerli üretimde yüz akımız olan çok önemli firmalarımız var. Diğer yerli üreticilerin de bu yüz akı yerli üretici firmalarımızı kendilerine model almaları gerekir. Biz de bu bağlamda yerli firmalarımızı destekliyoruz ve yerli ürün alımı yapıyoruz. ELS Makina ile nisan ayı fuarında bu anlamda bir alım gerçekleştirmiştik.

Hizmet ihracatı anlamındaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Türkiye, çevre ülkelerde de önemli projelere imza atıyor. Devletimiz bu ve benzeri konularda sürekli yanımızda. Türk bayrağını da dış ülkelerde temsil ediyor olmak bizler için onur duyulacak bir konu. İmalat konusunda özellikle devletimizin çok ciddi teşvikleri var. İmalata verilen destek sayesinde hem istihdam oluyor hem de üretimdeki çarklar dönüyor.

MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNİ SAĞLAMALISINIZ

Sektörü genel olarak değerlendirir misiniz?

Sektör, çok hızlı ve seri büyüdüğü için bu süreçte insanlar altyapıyı hazırlamadan büyümeye girdiler. Altyapı yapmadan bir tane, iki tane bina yaparsınız, idare edersiniz. Ama 10-15 bina olunca bunun altyapısının iyice etüt edilerek gerçekleştirilmesi lazım. Teknik altyapının olması lazım. Şu anki sistemimizde biz, 2 bin 500-3.000 makinayı idare ettirecek bir sistemimiz var. Artık devir, bilişim ve hız dönemine girdi. Makinaların garanti süreleri var. Garanti sürelerinden çıktıktan sonra makinaların takibi zorlaşacaktır. Yeterli şubeniz, yeterli yatırımınız, elemanınız yoksa müşterilerinizi memnun edemezsiniz. Burada da konu liyakata geliyor. Her işte olduğu gibi bizim işimizin de başı liyakattır. Ülkemizde artık liyakat dönemine geçilmiştir. Bu süreçte de işinde liyakatı öne çıkaran şirketler iş yapar hale gelecektir. İşini layıkıyla yapanlar kalacaktır, gerisi piyasadan çekilecektir. Önceden maliyetler çok ucuzdu. Ama şimdilerde durum çok değişti. 10 sene boyunca devlet, ucuz krediyi bizlere verdi. Döviz oynamadı, faizler oynamadı. Bizler bu parayla ne yaptık? Kredilerin takibi çok önemli. Krediler verildi ama kimisi lükse, kimisi başka şeylere yöneldi. Bundan sonraki dönemde devletimizin verdiği kredileri daha iyi takip edeceğini düşünüyorum. İnsanların bu olağanüstü durumlarda bildikleri, tanıdıkları ve iş yaptıklarına daha toleranslı davranmalıdır. Müşterin yaşamazsa sen de yaşayamazsın. Sektörün bütün paydaşlarının birbirini anlaması, kollaması gerekiyor. Şaşkınlıkla verilen kararlar doğru kararlar olmuyor. Serin kanlı, salim kafayla kararlar verilmesi lazım. Genel anlamda doluluk oranlarının düştüğünü düşünüyorsak fiyatları aşağı yönlü revize etmek yerine, kar marjlarını gözeterek revize etmemiz gerekiyor. Müşteri ile olan çalışma şeklimiz de bu konjoktür de değişti. Eski vadeler kalmadı mesela. Şimdi ücretin yarısını iş başlarken geri kalanını da iş bitiminde vadelere yaymadan alıyoruz.

Kaynak : Net Medya Ajans – Taşıma & Kaldırma Dergisi 49. Sayı

Kenan Aydın; “Herkesin durduğu zamanda yatırım yaptık”

Fatih Vinç Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Aydın:

“Herkesin durduğu zamanda yatırım yaptık”

Personel yükseltici platform sektörünün önde gelen firmalarından Fatih Vinç, ELS Lift’ten 110 ve Acarlar Makine’den 82 adet platform alımı gerçekleştirdi. 5 ay boyunca bu yatırımın çalışmalarını yürüten ve ürünlerini teslim alan Fatih Vinç’in Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Aydın; döviz kurları, ekonomik sıkıntılar ve seçim gibi sebepler dolayısıyla herkesin durduğu bir zamanda yatırım yaptıklarını açıkladı. Önümüzdeki dönemde büyük bomlu dizel makinelere olan talebin artacağını belirten Kenan Aydın ile yeni makinelerini ve sektördeki gidişatı konuştuk:

Yeni yatırımlarınızdan bahseder misiniz?

5 aydır sürdürdüğümüz yeni makine alım çalışmalarımız neticelendi ve herkesin yatırımlarını durdurduğu bir zamanda ülkemize, sektörümüze ve işimize güvendiğimiz için yatırımlarımızı sürdürdük. Yapmamız gerekenin fazlasını yaptık. Alımlarımızı kendi içinde kategorize ederek makaslı platformları yerli imalatçı olan ELS Lift’ten, büyük bomlu ve dizel makineleri ise Haulotte’den yana kullandık.

Akülü platform yatırımınızda ELS Lift’i tercih etmenizin sebepleri neler?

ELS Lift’in 10 yıla yaklaşan bir üretim tecrübesi bulunuyor. Firma, yerli bir üretici olarak üretim bandını genişletip hacmini artırdıkça daha rekabetçi bir hale geldi. Dünyanın her yerine makine gönderebilecek ve bütün markalarla yarışabilecek seviyedeler. Bu yılın Şubat ayında kendilerinden aldığımız 20 adetlik yatırımın ardından 110 adetlik bu büyük alımı gerçekleştirdik. 30 adet 8 m akülü makaslı, 30 adet 10 m akülü makaslı, 40 adet 12 m akülü makaslı ve 15 adet 14 m akülü makaslı platform tercih ettik.

Yerli üretimi destekliyor musunuz?

Hem Fatih Vinç hem de mensup olduğumuz Platformder olarak yerli üreticilerin büyümelerinden memnuniyet duyuyor ve pozitif bakıyoruz. Türkiye’deki makine parkı ve makine kullanımı, bire bir Avrupa standartlarını taşımıyor. Çok elektronik ve aşırı hassas makineler Türkiye’de uygun olmayabiliyor. Avrupa ve dünyada üretilen makineler arasında daha ağır şartlarda kullanılabilen makinelerin pazarımızda daha çok talep gördüğünü söyleyebilirim. Biz, Türkiye’deki üreticilerin pazara sundukları makineleri özellikle alıp deneriz. Kiralama hizmeti verdiğimiz için bizi daha az yoracak ve daha az enerji sarfedeceğimiz makinelerin yer alması için tavsiyelerimizi belirtiyoruz. Özellikle yerli imalata destek vermeyi istiyoruz. Yeni olan ve pazarda bilinmeyen makineleri takip ediyor, denediğimiz zaman firmalara bir rapor sunuyoruz. Bu raporda yapılması gerekenler, eksiklikler ve istenilenleri detaylıca yazıyoruz.

Acarlar Makine’den gerçekleştirdiğiniz yeni Haulotte yatırımı için neler söylersiniz?

Kendilerinden toplam 82 adet makine alımı yaptık. Bunlar içerisinde 24 adet 12 m dizel makaslı, 10 adet 18 m dizel makaslı, 8 adet 18 m dizel eklemli, 5 adet 16 m dizel eklemli, 10 adet 26 m dizel eklemli, 2 adet 41 m dizel eklemli ile 15 metre akülü eklemli ve 12 metre akülü eklemli modeller yer alıyor. Yeni makinelerimizin %50’siyle elimizde bulunan ve halihazırda kiraladığımız makinelerin değişimleri sağlanabilir.

Sektör Haulotte’nin dizel model performansından memnun mu ?

Haulotte özellikle son 5 yılda ciddi yatırımlar yapıyor. Eskiye göre çok daha güçlü ve dünyanın her yerinde rekabet edebilen bir marka. Kendilerine ait yüksek güvenlikli sistemler geliştiriyorlar. Kiralama firmaları ve müşterilerin istekleri doğrultusunda makineye daha kolay müdahale edilip düzeltmelerin yapıldığı geliştirmelerde bulundular. Markanın yakın zamanda pazara çıkan modellerini ülkemizde de görmeye başlıyoruz.

Dizel makinelere talep artacak mı?

Çoğu firmanın dizel yatırım yaptığı yıllarda akülü platformlarda bir açık olduğunu düşünerek yatırımlarımızı bu yönde yapmıştık. Sonrasında da anlık yatırım yapan firmaların sayısında artışlar yaşandı. Bizim de akülü yatırımlarımız doygunluk seviyesine ulaştı. Dolayısıyla dizel alandaki açıklarımızı kapatmak üzere yeni sezonda, ülkenin yeni ihtiyaçlarına cevap vermek adına dizel makine alımlarını hızlandırdık.

Dizel makaslı ve büyük bomlu dizel eklemli platformların Türkiye şartlarında evrilmeye girdiğini ve şantiyelerde bu makinelerin kendine daha fazla yer bulmaya başlayacağını düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde 1000 metrekarelik bir şantiyede dahi 2-3 adet dizel bomlu ve dizel makaslı platformlar çalışacaktır. Akülü makaslı platformların yoğun kullanıldığı sektörümüzde artık uzun bomlu makineler giderek daha fazla söz sahibi olmaya başladılar. Hatta dışarıdan kiralayıp yine de yetiştiremediğimiz dizel makine talepleriyle karşı karşıyayız. “1000 metrekarelik bir şantiyede dahi 2-3 adet dizel bomlu ve dizel makaslı platformlar çalışacak”

Hacimli dizel ekipmanlara ne kadar ömür biçiyorsunuz?

Filomuzda yaşımızı genç tutarak 3.5-4’ü geçmeyecek şekilde makine parkımızı kurgulamaya çalışıyoruz. Fakat dizel bomlu büyük makinelerin ömrü daha uzun olabiliyor. Ömür olarak ortalama 15 yıl diyebiliriz. Eski makineler yenilere göre daha mekanik. Yeniler ise daha güvenli olmakla birlikte elektroniği fazla ürünler. Kullanıcı dikkatli olursa yeni makinelerin ömrü uzun olur. Ayrıca önümüzdeki dönemde spesifik alımlar yaparak sürekliliği olmayan, daha az çalışıp getirisi iyi olan özellikli makine alımlarına devam edebiliriz. Parkımızı yenilemeye yönelik yatırımlarımız da devam edecek. Bu yenileme, artarak yapılan bir yenileme olacak.

Başka alanlarda yatırımlarınız olacak mı?

İstanbul Avrupa yakasında yer alan Başakşehir servis merkezimizi devreye aldık. Üçüncü havalimanı ve çeşitli projeler dolayısıyla bu lokasyonu bir dağıtım merkezi olarak kullanıyor ve de bölgeye hakim hale gelmeye çalışıyoruz. Servisle ilgili yeni yatırımlarımızı yılın sonunda devreye almış olacağız.
Bilişim yatırımlarımız ise sürekli gelişerek devam ediyor. Oluşturduğumuz yazılımı, personelimizin de işlerini kolaylaştıracak şekilde güncellemeyi sürdürüyoruz. Teknolojiye önem veriyor, hata yapılmasını azaltacak tüm önlemleri alıyoruz. Yazılımımızla on binli adetlerdeki bir filoyu bile rahatlıkla idare edebiliriz.

İkinci el makineleriniz nasıl değerleniyor?

Personel yükseltici platform sektörünün birkaç eski kiralama şirketinden bir tanesiyiz ve 2010 yılından bugüne kiralama yapıyoruz. İlk makinelerimiz 8 yaşına geldi. Makinelerin ekonomik ömürleri 10 yılın üzerinde de olsa biz makine parkımızı genç tutmaya çalışıyoruz. Bu durum bize kazanç sağladığı gibi elimizden çıkardığımız ve diri olan ikinci el makinelerimizi alan kullanıcılar en az 5 yıl sorunsuz çalıştırabiliyorlar.

Sektördeki makine kullanım alışkanlıklarına baktığımızda personel yükseltici platformları araç üstü platform kullanımıyla kıyaslar mısınız?

Elbette araç üstü platformların kullanılması ve kullanılmaması gereken yerler var. Fakat bir araç üstü platformun 3 günde yaptığı işi bir personel yükseltici platform 1 günde ve daha güvenli bir şekilde gerçekleştiriyor. Bu örneği kullanıcı bazında da düşünebiliriz. Yani bir personel art arda 4 saat verimli çalışırken kendinden yürüyüşlü platformlarımız 10-12 saate kadar verimli bir şekilde değerlendirilir. Neticede Türkiye’de hiçbir makine türünde doygunluk seviyesine gelinmedi. En çok da personel yükseltici platform müşterisi artacaktır. Avrupa’da her yıl makine sektöründe yüzde 2.5 büyüme yaşanırken ülkemizde yüzde 100 gibi oranları görmekteyiz.

“Sektöre giren makine parkından daha fazla sayıda yeni müşteri ile karşılaşıyoruz”

Platform müşterisi nerelerde yoğunlaşıyor?

Kiralama müşterisi olarak bakarsak, daha önce personel yükseltici platformları kullanmamış ortalama 10 yeni firma her gün sektörümüzle tanışıyor. Yani sektöre giren makine parkından daha fazla sayıda yeni müşteri ile karşılaşıyoruz. Müşteri yoğunluğunun yüzde 90-95’i Marmara Bölgesi’ndeyken bu oran diğer tüm bölgelere dağılmaya devam ediyor. Bu dağılım neticesinde Marmara şu an yüzde 75’lere gelmiş durumda.
Tüm bu artışa rağmen halen potansiyel müşterilerin ¼’ü personel yükseltici platformları kullanıyor diyebilirim. Bununla birlikte yeni müşterilerin sayısı artmaya devam ediyor. İskeleler ve merdivenlerle 3 ayda taahhüt edilen bir işin platform kiralandığı takdirde bir ayda neticeleneceğini görenler anında müşterimiz olmaya başlıyorlar. Sektörümüz, hem kiralayan, hem müşteri hem taahhüt edilen firma hem de ülke için ekonomik kazançtır.

“Akkuyu Nükleer Santrali için çok sayıda dizel makineye ihtiyaç olacak”

Sektördeki büyük projelerde son durum nedir?

Özellikle havaalanı inşaatında birinci terminalin tamamlanmasının ardından 26 m üstü büyük bomlu makinelerin bu bölgede fonksiyonları azaldı. İç işler ve hangarların yapımına başlanıyor. Projede 3 yılı geride bıraktık ve önümüzde birkaç yıllık inşaat daha var. Dolayısıyla ikinci bir terminalin yapılmaya başlanmasıyla hareketlilik tekrar artacaktır. Bunun dışında Çanakkale’ye köprü inşaatı için makineler göndermeye başladık. Akkuyu nükleer santrali için temeller kazılmaya başlandı ve yakın zaman içerisinde makine talepleri gelecektir. Bu proje için çok sayıda dizel makineye ihtiyaç duyulacak.
“Müşteri ve makine çeşitliliğimiz, işlerimizin kesintisiz sürmesini beraberinde getiriyor”

Gelen işlerde azalma var mı?

Fatih Vinç olarak müşteri ve makine çeşitliliğimiz, işlerimizin kesintisiz sürmesini beraberinde getiriyor. Örneğin üçüncü havalimanı projesinde ilk başta fiyatlar makul olmadığı için yer almadık. Sonrasında kendi istediğimiz fiyatları görmeye başlayınca biz de dahil olduk. Bugün 30’u dışarıdan kiraladığımız toplam 100 makinemizle projede yer alıyoruz. Tek bir firma yerine pek çok firmaya makinelerimizden vererek riski dağıtmış olduk. Dolayısıyla makinelerden bir geri dönüş yaşandığında bunu süspanse edebiliyoruz. Bu yıl yakın zaman içerisinde yüzde 90-95 doluluk oranlarına çıkmayı hedefliyoruz.

Fiyatlandırma politikasıyla ilgili olarak sektörde nasıl bir bilinç var?

Bugün ülkemizde olması gereken makine sayısının yarısı mevcut. Buna rağmen hızlı ve zamansız yapılan alımlarla bir şişkinlik yaratılıyor. Sektörde fiyatları aşağı çekenler, esas kötülüğü kendilerine yapıyorlar. Kaliteli bir rekabet için verilmesi gereken fiyatın altına düşen firmalarla çalışan müşteriler de, bekledikleri desteği göremeyince zararda olduklarını ve işlerini taahhüt ettikleri zaman içerisinde bitiremediklerini görüyorlar. Projelere ve rakip firmaların ne kadar kazandığına göre değil, geleceği görerek bilinçli hamlelerle yatırım yapılmalı. Aksi takdirde yapılan bilinçsiz yatırımların ardından en küçük bir durağanlıkta panik ortamı doğuyor. Sonrasında da rakamlar aşağı doğru inmeye başlıyor. Bir kiralama firması parayı hizmetin önüne koyarsa ne para kazanabilir ne de müşteri memnuniyetini sağlayabilir. Dolayısıyla Fatih Vinç olarak bizim müşteri politikamız ucuz fiyat değil, iyi hizmet ve iyi takiptir .

“Bir kiralama firması parayı hizmetin önüne koyarsa ne para kazanabilir ne de müşteri memnuniyetini sağlayabilir”

Kiralama şirketleri Türkiye’de finans bulmakta zorlanıyor mu?

Özellikle son dönemlerde bu konuda zorluklar yaşanıyor. Fakat ikili ilişkiler ve karşılıklı güven gibi faktörler finansmanın önünü açabilen unsurlar. Yani birebir satmak isteyen ile almak isteyenin bir araya gelip güvenin olduğu bir ortamda finansman bulunabilir. Bunlarla birlikte finans kaynağı bulunsa da alımların durduğu günümüzde firmaların yatırım yapacağını düşünmüyorum.

Sektörün pazarlama faaliyetlerine ihtiyacı arttı mı?

Personel yükseltici platform pazarı yeni oluşurken makine sayısının azlığı sebebiyle pazarlama faaliyetlerine ihtiyaç yoktu. Şimdi ise oyuncular çoğaldı ve yüksek adetli platform alımları gerçekleştiren bölgesel kiralama şirketleri sektörde yer almaya başladılar. Dolayısıyla ne kadar bir personele sahip olduğunuz, makine parkınızdaki ürünler ve operasyona ne kadar zaman içerisinde müdahale edeceğinize dair verdiğiniz taahhüt gibi argümanları net ve şeffaf ifade etmek önemli. Böyle olunca müşteri sizi daha iyi anlıyor. Biz Fatih Vinç olarak diğer firma şu kadar fiyat veriyor, siz ne kadar veriyorsunuz gibi taleplere cevap vermiyoruz. Bizim amacımız hizmette rekabet etmektir.

Sizce sektörde daha kaliteli rekabet için neler yapılmalı?

Ancak eğitim ile zemini sağlamlaştırabilir ve daha bilinçli yatırımlar yapabiliriz. Bu konunun sektör içerisinde eğitici ve bilgilendirici aktivitelerle çözümlenmesi gerekiyor. Sektörümüzün derneği olan Platformder, ekim ayında bir çalıştay düzenleyecek ve pek çok konu masaya yatırılacak. Fiyat analizi, kiralama metotları, amortisman süresi ve ürünlerin ekonomik ömrü gibi konularda sektörün bilir kişileri çeşitli sunumlar düzenleyecekler. Alanında uzman yabancı katılımcıların da çalıştayda yer alması ve tecrübelerini paylaşması bekleniyor.

Kaynak : http://www.fmrent.com/

AYDIN; “En az 15 bin platformluk potansiyele sahibiz”

Fatih Vinç Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Aydın:

“En az 15 bin platformluk potansiyele sahibiz”

Personel yükseltici platform pazarının geniş makine parkına sahip firmaları arasında yer alan Fatih Vinç’in Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Aydın, yapılan makine yatırımlarına rağmen sektörde halen makine eksiği olduğuna dikkat çekerken, sürdürülebilir karlılığın devamı için birtakım sorunların aşılması gerekliliğini de vurguluyor.

Son 3 yıldır ülkemizde kullanım alanı oldukça artan personel yükseltici platformları, gelişmekte olan her pazarda olduğu gibi beraberinde gelen sorunlar ve çözüm arayışları ile birlikte büyüyor. Bu sektörün önde gelen firmalarından Fatih Vinç; geniş makine parkı, çalışma prensipleri ve sunduğu hizmet çeşitliliği ile pazardaki yeni oyunculara örnek teşkil etmekte. Firma Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Aydın ise büyüyen platform sektörünün en önemli sorunları arasında döviz üzerinden makine alımı yaparken TL ile çalışmanın getirdiği zorluklar olduğunu belirtiyor. Kendisiyle sektörün karşılaştığı problemleri masaya yatırırken Fatih Vinç’in yeni yatırımlarını da konuştuk:

Sizce pazarın gelişimi nasıl seyrediyor?

Personel yükseltme platformları hızlı büyüyen bir sektör haline geldi ve halen pazarda makine eksiğinin olduğunu görüyoruz. Mevzuatlar daha sıkı devreye alındı, iş güvenliğinin önemi ortaya çıktı ve daha çok tedbirler alındı. Günümüzde Türkiye’de platform doluluk oranı %40 civarında. Ülke genelindeki organize sanayi bölgeleri, 5 bin civarı fabrika ve çeşitli projeleri göz önüne alırsak en az 15 bin platform çalışabilecek potansiyel olduğunu görüyoruz. Kaldı ki 5 bin fabrika içerisinde 500 kadarı bu platformları kullanıyordur. Avrupa pazarından bir örnekle kıyaslamak gerekirse 15 milyon nüfuslu Hollanda’da 50 bin platform varken 85 milyon nüfuslu ülkemizde 7-10 bin arası mevcut. Buradan da nasıl bir potansiyele sahip olduğumuzu tekrar anlayabiliriz.

Hızla büyüyen personel yükseltici platform pazarında handikaplar neler?

Döviz dalgalanmalarının ve ani yükselmelerin yaşandığı bir ekonomik coğrafyada, Türk lirası ile çalışılmasını bir handikap olarak görüyorum. Bakıldığında 30 ayda kendini amorti eden sistem, 60 ayda amorti etmeye başlıyor. Örneğin makaslı platformların yıllık %80 dolulukla çalıştığını düşünelim. Bu ürünlerin akü ve lastik bakımlarına yıllık 1.500 TL ödenirken, dolar ve euro artışı sebebiyle 3.500 TL ödenir hale geldi. Ya da aynı makine ve aynı çalışma ile geçen ay leasing borcuna 250 bin öderken bu ay 270 bin ödeniyor. Neticede fiyatlandırmada döviz ile çalışmaya geçtiğimiz an pazar daha da gelişecektir.

Ayrıca güvenlik konusunda da revize edilmesi gereken ölçüler var. Bizde yer alan 3 metreden sonraki platform mecburiyeti kuralını sıfıra indirmek istiyoruz. Çünkü 2 metreden bile düşüp ölenler, yaralananlar olabiliyor.

Bu işin sürdürülebilir olması için neler gerekiyor? 

Platformların ömrü Avrupa’da 8-10 yıl civarındadır. Makineyi kullanan kullanıcı da kiraya veren de daha bilinçlidir. Türkiye’de ise platform ömrü ortalama 6 yıl. Kullanıcı, aldığı ekipmanın parasını 3 yılda çıkarırsa iyi bir iş çıkardığını sayıyor. Yine ekonomik olması maksadıyla dizel kullanılması gereken yerde akülü alınarak kapasitesinin dışında kullanım yapılıyor ve makinenin ekonomik ömründen de çalınmış olunuyor. Özellikle büyük firmalar, örnek teşkil etmesi bakımından daha dikkatli olmalılar.

Yine sürdürülebilirlik açısından yaptığımız çalışmalar arasında, sektörün çatı derneği olan Platformder altında maliyet analizi hesaplamaları yapıyor ve üyelerimize bilgi aktarımında bulunuyoruz. İleriki dönemlerde bu konularda çeşitli zirveler ve çalıştaylar düzenleyeceğiz. “Bir platform kendini ne kadar sürede amorti ederse bu iş daha kârlı olur?” sorusunun cevabını hesapladık. Bu hesap üzerinden de herkes kendi bireysel hesabını yapacaktır.

Kiralama firmalarının belirli bir makine alımında ekstra idari yatırım ve servis yatırımı yapması gerekli.”

Daha bilinçli makine kullanımı için neler önerirsiniz? 

Bir yatırım yapılacaksa sadece makine yatırımı yetmiyor. Kiralama firmalarının belirli bir makine alımında ekstra idari yatırım ve servis yatırımı yapması gerekli. Her 50 makinede bir servis ve idari personel eklendiği zaman daha bilinçli operasyonlar gerçekleşir. Ayrıca arızaların yüzde 70’inin kullanıcı kaynaklı olduğunu görüyoruz. Kiralama firmaları müşteriyi kaybetmeme pahasına kullanıcı kaynaklı hataları fatura etmiyorlar. Dengesiz rekabeti artıran diğer bir unsur da budur. Büyük çaplı kiralama firmaları arasında, müşteriyi kaybetme pahasına da olsa en çok biz servis faturası kesiyoruz. Fakat bilinenin aksine bu uygulama müşteriyi korur. Müşterimiz kiraladığı platformları ekibindeki kullanıcılarına zimmetlerse, daha dikkatli kullanımlar olacaktır. Örneğin biz şantiyelere 10’un üzerinde platform kiralandığı zaman bir makine formeni veya bir personel görevlendirmelerini öneriyoruz.

Sizce ikinci el pazarı ne zaman gelişecek?

Yeni bir pazar olan personel yükseltme platformlarında ikinci el geçişleri de yeni başladı. 2018 yılı itibariyle ikinci elde büyümenin artacağını düşünüyorum. Özellikle makineler 8-10 yaşına geldiklerinde ömrünü yitirmeye başlayacak ve ikinci el pazarı yavaş yavaş aşağı düşerek daha da hareketlenecektir. Biz de Fatih Vinç olarak ikinci ele çıkardığımız makinelerimizi komple revizyona sokuyor, müşterilerimize sıfır gibi veriyoruz. En az bir sene sorunsuz kullanabilecek halde sunuyoruz.

2017’nin başında 1.000 makine hedefiniz vardı. Bu hedefe ulaşmanızı sağlayacak gelişmeler oldu mu?

Biz her yıl hedeflerimizi revize ederek artırırız ve bu yıl için koyduğumuz 1.000 makine hedefimize çok az kaldı. Şu anda 950 adet makinemiz bulunuyor. Arada ikinci el olarak sattıklarımız olduğu için bu rakam sık sık değişebilir. Ayrıca biz %90 oranında bir dolulukla çalışıyoruz. Bu oran, geriye kalan kısmımın şubelerimizde yatıyor olduğu anlamına gelmiyor. Kalan yüzde 10’luk makinelerin yarısı servis-bakım operasyonlarındadır. Dolayısıyla en az 20 adet kiralamaya hazır makinemiz bulunuyor ve bu sebeple ara ara yüksek alımlar gerçekleştirerek sayımızı artırıyoruz.

Yüksek adetli Snorkel alımlarımızın ardından son olarak 75 adet Dingli personel yükseltici platformları filomuza dahil ettik. Yeni Dingliler 20 adet 8 metre akülü makaslı, 20 adet 10 metre akülü makaslı ve 35 adet 12 metre akülü makaslıdan oluşuyor.

Yeni makine yatırımınızda neden Dingli’yi seçtiniz? 

Öncelikle Fatih Vinç olarak marka çeşitliliğine sahibiz ve yıllardır Dingli ile de çalışırız. Ayrıca Liftser isimli servis şirketimizin de getirdiği bir tecrübe sebebiyle her marka platformu tanımak, bilmek durumundayız. Türkiye çapında 6 şubemizde Liftser’in personelleri var. Bu personeller, kendi makinelerimiz hariç başka kiralama firmalarının 1.000 civarındaki makinesine servis hizmeti veriyorlar. Totalde 10 ayrı markanın ürünlerini filomuzda barındırıyoruz. Dingli markasına ait 300’ün üzerinde makineye sahibiz. Bugün, 2011 yılında makine parkımıza kattığımız Dingliler sorunsuz bir şekilde çalışmalarına devam ediyor. Ekonomik ömürleri ve verimliliği noktasında hiçbir problem yaşamıyoruz. Dingli, Çinli olmasına rağmen Avrupa ayarında üretim yapan bir marka. Döviz kurlarında yaşanan artışlar sebebiyle Dingli alımında ayrıca bir avantaj da yaşamış olduk.

İstanbul’a yaptığınız yeni servis yatırımınızdan bahseder misiniz?

Merkezimizin de bulunduğu Orhanlı’dan Avrupa yakasına da hizmet veriyorduk. Üçüncü köprünün devreye alınması ve ikinci köprünün kamyonlara kapanmasının ardından sevkiyat yolumuz uzadı. Zaman kayıpları ve sevkiyatta problemler yaşamamak için Avrupa yakasında Başakşehir’de 4,5 dönümlük bir arazi kiraladık. Sekizinci lokasyonumuz olarak bölgeyi devreye alıp Avrupa yakasındaki müşterilerimize daha hızlı ve verimli hizmet vereceğiz. Bölgede, önümüzdeki 5 ay içerisinde 5 kişilik bir ekip istihdam edilmiş olacak.

Kaynak : fm RENT Dergisi 

Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Aydın : 2017 yılında yatırımlarımız devam ediyor…

Fatih Vinç Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Aydın ; 2017 yılında yatırımlarımız devam ediyor…

Uzmanlift / Snorkel / Teslimatı sırasında, önemli açıklamalarda bulunan Kenan Aydın, firmasının büyüme ve gelişmesini sektörün ve projelerin aldığı yol ve teslimatı yapılan 35 adet Snorkel Marka bir adet Dino Lift Makineleri hakkında bilgi verdi.

Uzmanlar Platformun kuruluşu olan, Türkiye ve Türk Cumhuriyetlerinin distribütörü Uzman Liftt’in Snorkel Markası getirdiği, Snorkel & Dino Lift teslimatı Fatih Vinç Merkez’de gerçekleşti. 35 adet Snorkel + 1 adet Dino Lift (Paletli) Dizel, Eklemli, Akülü Platformlarını makine parkına kattıklarını belirten Fatih Vinç Platform YKB Başkanı Kenan Aydın, Snorkel bir Dünya Markası. Türkiye de çok eski (Up Right) olarak vardı, Makineler sağlam ve Makine parkımızda iki adet bulunmaktaydı.

Bir markanın en önemli duruşu satış sonrası hizmet, Makinelerin garantisi bittikten sonra iş başlıyor. Makine alırken buna ve gerekli diğer şartlara önem gösteriyoruz. Makinenin arkasında, Uzman Lift firması var, bu bizim için önemli” dedi.

Kaynak : Net-Medya Taşıma & Kaldırma